KÖROĞLU - Blogcu

KÖROĞLU

23/1/2006 - ORMAN MANZARASI

 

 

YEDİ GÖLLER YOLUNDA İLERLERKEN DURUPTA İZLEMEYE DOYAMADIĞIM BİR MANZARA ÖZELLİKLE BU DA SONBAHAR İSE ÇOK DAHA GÜZEL OLUYOR

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

23/1/2006 - Yine Yedigöllerden bir manzara

 

 

 

Bir zamanlar kuğuların göç ederken indikleri söylenen yedigöller’de, ışığın ve gölgenin birbirlerine fısıldadıkları masalları dinler gibi olursunuz. Ve siz o masalı her sonbahar dinlediğiniz halde, Yedigöller size onu bambaşka anlatır.

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/1/2006 - ABANT GÖLÜ

 

Ülkemizdeki Tabiat Parkları

Bolu - Abant Gölü Tabiat Parkı

Yeri: Batı Karadeniz Bölgesinde Bolu ili merkez ilçesi sınırları içerisindedir.

Ulaşım: Tabiat Parkına Ankara-İstanbul E-5 Devlet karayolunun 203.km.sinden Ömerler Madensuyu sapağından ayrılan 22 km.lik yol ile ulaşılmaktadır.Park, Bolu'ya 33 km. Ankara'ya 225 km., İstanbul'a 258 km. uzaklıktadır.

Özelliği: Tektonik menşeli Abant Gölü ve çevresindeki bitki zenginliği ayrıca büyük bir açık hava rekreasyon potansiyeline sahip bulunması nedeniyle yörenin 1150 hektarlık bölümü, 1988 yılında Tabiat Parkı olarak ayrılmıştır.

Sarıçam, kayın, karaçam, sapsız meşe, kavak, dişbudak, gürgen, söğüt, ardıç, ormangülü, ılgın, fındık, muşmula, papazkülahı, alıç, çobanpüskülü, kuşburnu, eğrelti, bögürtlen, çilek, nane, ahududu, sarmaşık, ısırgan, atkuyruğu ve çayır otları başlıca ağaç ve ağaçcıkları, domuz, geyik, karaca, ayı, tilki, çakal, tavşan, yırtıcı-ötücü kuşlar ve gölde endemik tür olan Abantalası da faunayı oluşturur.

Mevcut Hizmetler ve Konaklama: Mayıs-Eylül ayları arası parkı ziyaret için uygun dönemlerdir. Konaklama hizmetleri için parkta oteller mevcuttur. Günübirlik piknik, göl çevresinde yürüyüş ziyaretçilerin yapabileceği uğraşılar arasındadır.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/1/2006 - KÖROĞLU

 

 

KÖROĞLU'NUN KİMLİĞİ

On altıncı yüzyıllın sonlarına doğru, Kafkas'lardan Rumeli'ye kadar, ünü bütün Osmanlı ülkesine yayılan Köroğlu, bir edebiyat tarihçisine göre hem eşkıya, hem de hece vezniyle şiirler söyleyen bir halk ozanı. Osmanlı toplumunu inceleyen bir bilim adamına göre sadece bir '' Celali ''. Ben Köroğlu'ndan kalanları yalnız kalanları değil, bugün yaşayıp gidenleri de halkımızdan, hikayeci halk ozanlarımızdan öğrendim. Halkımız, hikayeci halk ozanlarımız gibi yaşadım Köroğlu'nu. Bu nedenlerle de Köroğlu olayına yaklaşımım, bir edebiyat tarihçisi ya da bir bilim adamının yaklaşımından farklı oldu. Türkü metinlerinden, anlatılan hikayelerden ve bu türkülü hikayeleri dinleyen halkın davranışlarından edindiğim izlenim şu: Halkımıza göre Köroğlu, zalime başkaldıran, yaşlılara zayıflara dokunmamayı, tamahkar zenginlerle uğraşmayı, dertlilerin derdine bakmayı öğütleyen yiğit bir kişi. Bir destan kahramanı. Kavuşturan kurtaran esirgeyen Kırat motifi ile, kökleri çok daha gerilere giden bazı efsanelerle, ''Celali Köroğlu Ruşen'' ve ''Celali Kiziroğlu Mustafa Bey'' gibi bazı gerçeklerin, daha da Allah bilir nelerin, ne özlemlerin karışarak oluşturduğu bir destan. Bütün destanlarda olduğu gibi de, her şey olumlu ya da olumsuz yönde abartmalı. Halk bu Köroğlu türkülerini, Köroğlu hikayelerini dinlerken yürekleniyor. Bir kurtarıcı bulmuşçasına rahatlıyor. Düğünlerde derneklerde Köroğlu havaları, marşların gördüğü işi görüyor. Köroğlu'nun kimliğinden de, kişiliğinden de ben bu toplum olayını anlıyorum. Asıl Köroğlu gerçeği bu bence. Yunus Beyin ya da seyis Yusuf'un oğlu Ruşen Ali'nin bireysel kişiliği de, bireysel kimliği de beni ilgilendirmiyor.

Halk gibi, hikayeci halk ozanları gibi, Köroğlu'na ben de kendimi, kendi özlemlerimi katarak söyledim. Yiğit, duyarlı insan bir Köroğlu düşündüm.

Ruhi SU

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/1/2006 - kartalkaya

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

BOLUYU EN GÜZEL ŞEKİLDE

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta













Arkadaşlarım